Haziran ayında altını çizdiklerim

30 Haz

mises-antikapitalist-zihniyetFinaller bittiğinden bugüne fırsat buldukça okul kütüphanesinden piyasada bulamadığım liberal başyapıtları alıp okumaya çalışıyorum. Ayn Rand’ın “Bencilliğin Erdemi” kitabını ve Mises’in “Anti-Kapitalist Zihniyet“ini okudum.

Ayn Rand, kapitalizmin felsefi temellerini atmasıyla bilinir ve kendisi objektivizm felsefesinin kurucusudur. İnsanın kolektif varlıklar için  kendi canını riske atmamasını; insan hayatının başka insanlar için harcanacak açık çekler olmadığını vurgular.

Avusturyalı ekonomist Ludwig von Mises de bürokrasiye ve devletçiliğe olan düşmanlığıyla bilinir. “Anti Kapitalist Zihniyet” adlı eserinde toplumun hemen her kesiminden insanların neden kapitalizme öfke duyduklarını kendi gözlemleriyle açıklamış. Devamını Oku

Devlet ve Hürriyet

29 Eki

devlet-ve-hurriyetHem okuduğum bölüm, hem de ilgim gereği siyasi ideolojiler üzerine yeni şeyler öğrenmeyi ve tartışmayı seviyorum.

Kurup yönettiğim internet işlerinin yanısıra bir bilişim şirketiyle ortak çalışıyorum. Bu şirketle zaman zaman ortak projeler geliştiriyor ve birbirimize iş paslıyoruz. Ayrıca şirketin sahibi de benim okumakta olduğum “Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi” mezunu ve fırsat buldukça ofisteki çay molalarını siyasi kavramlar üzerine konuşarak geçirdiğimiz de oluyor. Geçenlerde bir projeyle ilgili görüşmek için şirketin ofisine uğradığımda “Devlet ve Hürriyet” isimli bir kitaba rastladım. Kitap kapağında “Bir liberteryen ile sosyalistin diyalogları” yazısını görünce daha da dikkat kesildim. (Bir nevi algıda seçicilik de diyebiliriz.) Ödünç alıp bir gecede bitirdiğim kitap, temelde basit cevaplar üzerinden çok tartışılan ve sorulan sorulara yanıtlar veriyor.

İsmini bu kitap vesilesiyle öğrendiğim Aslam Effendi, Afganistan doğumlu liberteryen bir aydın. (Klasik liberal değil, liberteryen.) Liberal çizgisiyle bilinen Reason, Colorado Gazette Telegraph gibi yayınlarda ve çeşitli ulusal/uluslararası mecralarda sayısız makaleler kaleme almış. İngilizce bir kaynağa göre kitabını basacak bir yayıncı bulamamış ve kendi cebinden harcadığı parayla kitabını kötü bir baskıyla da olsa piyasaya sürmüş. 2006 yılında da aramızdan ayrılmış. Devamını Oku

“Bedava, bazı şeyleri daha değerli kılar”

17 May

Optimist yayınlarından çıkan, Wired dergisi editörü Chris Anderson imzalı “Bedava” kitabını bugün bitirdim ve sıcağı sıcağına yazayım istedim. Kitap sanal dünyadaki “yeni ekonomik düzen” üzerine kurulu ama gerçek hayattan da güzel örnekler yer alıyor.

bedavaBugün internet ortamı minimum maliyet üzerine kurulu ve kullanıcıların tek kuruş ödemeden faydalandıkları bir ortam. Kendi hayatımdan örnek verecek olursam; merak ettiğim bir konuyla ilgili saniyeler içinde bulduğum bir bilgi için Google ve devamında Vikipedi kullanıyorum, Microsoft’un ücretsiz online uygulaması SkyDrive sayesinde web ortamında Word, Power Point işlemlerimi gerçekleştirebiliyorum; Yandex’in Disk ürünü sayesinde bilgisayarımdaki yüksek boyutlu dosyaları saniyeler içerisinde başka bilgisayarda aynı program yüklü kullanıcıya aktarabiliyorum, Yahoo mailimde sınırsız depolama imkanına sahibim ve tüm bunlar için teknoloji devlerine tek kuruş para ödemiyorum. Bunlar için benden para istense, bir kuruş bile vermem. Çünkü dijital dünyada rekabet çok fazla ve her şeyin alternatifi var.

Öte yandan, web ortamı bazı şeyleri  tamamen bedava yapmamızın yanısıra cebimizde para kalmasını da sağlayabilir. Örneğin Grupanya, Şehir Fırsatı gibi fırsat sitelerini takip ediyorsanız şehrinizdeki kaliteli bir kafede harcayağınız paranın daha azını harcayabilir veya gideceğiniz tatil beldesindeki otel masraflarınızı yarıya kadar indirebilirsiniz. Uçak/otobüs biletlerini internetten alırsanız azımsanmayacak bir paranın cebinizde kalmasını da sağlayabilir, kitap, aksesuar vb. ürünleri internetten sipariş verirseniz daha hesaplıya getirebilirsiniz. Devamını Oku

Tarz-ı Hayattan Life Style’a

5 Eki

Son zamanlarda özellikle İletişim yayınlarının genel kültür ve politika bakımından bilgi verici yayınlarını takip ediyorum. Rıfat Bali’nin büyük bir arşivcilik çalışması ve analiz ürünü olarak değerlendirdiğim “Tarz-ı Hayattan Life Style’a” kitabını okudum.

Merhum Turgut ÖZAL’ın liberal politikaları doğrultusunda 1980 sonrası Türkiye’sinde yaşanan değişimleri açıklıyor. Bali, hiçbir ayrım gözetmeksizin ve taraf tutmaksızın çalışmasıyla ilgili o dönemin medyasında etraflıca bir tarama yapmış. Öte yandan kitabı okuduktan sonra dönemin medyasının toplumsal dönüşümde nasıl bir rol üstlendiğini de anlayabilirsiniz.

İthalatın serbest bırakılmasıyla piyasada türeyen yeni zenginler; yeni mekanlar, yeni yaşam merkezleri, yeni eğlence alışkanlıkları başta olmak üzere sosyal hayatın her alanında yaşanan yeniliklerin kaleme alındığı kitapta olaylar daha çok İstanbul merkezli gidiyor. Devamını Oku

Medya, Kültür, Para ve İstanbul İktidarı

10 Eyl

medyakitapGeçtiğimiz hafta kuzenimle Meşrutiyet’teki Dost Kitabevi’nde rastladığım ve büyük keyifle okuduğum güzel bir kitaptan bahsedeceğim size. ODTÜ İdari Bilimler Fakültesi mezunu; medyada Cumhuriyet, Yurt gazetelerinde çalışmış ve şu anda Sözcü ve Hürriyet Daily News’te yazıları yayınlanan Mustafa Sönmez’in yayınlanan 20’den fazla kitabından biri bu.

Üzerinde yoğun bir bilgi birikimi harcanan bu kitapla Türk medyasının dününü ve bugününü öğrenebilirsiniz. Türkiye’deki yazılı basın, dergi – kitap basımı, haber ajansları, reklamcılık sektörü başta olmak üzere medya ve yayıncılık konusunda derin bilgiler veriliyor. Akademik çalışma titizliğiyle hazırlanan kitapta üzerinde durulan en önemli nokta ise İstanbul’un her sektörde olduğu yayın dünyasının da kalbi olması.

1970-80 yıllarına kadar halkı bilgilendirmek amacı güden Türk medyası günümüz itibariyle halkı bilgilendirmekten öte gazete sahiplerinin ideolojisini aşılamak, patronajın iktidardan ihale koparmak ya da hakim güçle arasını iyi tutmak için kullandığı bir araç. Devamını Oku

Ankara

2 Ağu

Yakup Kadri’nin okuduğum ilk kitabı Yaban. Milli Mücadele dönemini ve köylü – aydın çatışmasını anlatan bu eser, benim Yakup Kadri’ye ve eserlerine ilgimi artırdı. Geçen hafta da, Türk siyasi hayatını en iyi şekilde yansıtan Ankara’yı anlatan romanını okuma fırsatım oldu.

Esere geçmeden önce yazarı kısaca tanımakta fayda var.

yakupkadrifotoMilli Edebiyat döneminin öncü roman yazarlarından ve Fecr-i Ati edebiyatının kurucularından olan Yakup Kadri Karaosmanoğlu, 1889 Kahire doğumlu. Romancı, gazeteci, şair ve diplomat olan Karaosmanoğlu, Anadolu Ajansı‘nın ve 1935 yılında yayınına son verilen aylık politik dergi Kadro‘nun kurucularından. Kendisinin Milli Mücadele döneminde birçok mecmuada yayınlanan yazıları mevcut. Eserlerinde daha çok vatansever aydın tiplemelerini işleyen ve anlatacağı olayı daha somutlaştırmak için yobazlık, vatan hainliği, alafrangalık gibi temaları kullanan bir isim. 1934 yılında Tiran büyükelçiliğine ve devamında Prag, Lahey, Bern ve Tahran elçiliklerine getirildi. 1961-65 yılları arasından CHP Manisa milletvekilliği yaptı. Zira yapıtlarında, sürdürdüğü aktif siyasi hayatın izlerini görüyoruz.

Ankara’nın Türkiye siyasi tarihindeki yeri çok büyük. Roman, 1920’li yıllardan itibaren Ankara’nın birkaç yıllık süreçte geçirdiği sosyal ve siyasi değişimleri çarpıcı olay örgüsüyle gözler önüne seriyor. Yukarıdaki satırlarda Yakup Kadri’nin alafrangalık, batılılaşma gibi konuları işlediğine değindim. İşte Yakup Kadri’nin Ankara romanında göze çarpan konulardan biri “alafrangalık-züppelik“. Alafrangalığın yanlışlığına ilk olarak Kiralık Konak’ta ve devamında Hüküm Gecesi, Sodom ve Gomore, Ankara, Bir Sürgün, Panorama romanlarında değindi. Devamını Oku